Geçmiş Zaman Olur ki!
Bundan tam yirmi altı sene evvel, kızımla çıktığımız yol İsveç'te sonlanıyordu. Zamanın ne kadar hızla geçtiğini söylemek klişeleşmiş bir söz olması onun gerçekliğini değiştirmediği gibi bu gerçeği ne kadar çabuk aklımızdan çıkartmamızı da engellemiyor değil mi!
Şimdi bu yolculuğa özgürlüğe giden yol desemde arkamızda bıraktığımız sevdiklerimizden uzaklaşmak ta bu özgürlüğü seçmenin bir fiyatı olsa gerekti. Beni teskin edense ; en yakında zamanda tekrar birlikte onlarla birlikte olabileceğimizdi ama bu düşüncenin olmasına rağmen ayrılık oldukça can yakıcıydı.
Yine de herşeye rağmen özgürlüğe giden yolu seçmekten asla pişman değilim.
Nedense yolculuğu tam tamına her detayıyla hatırlıyorum.
İtalya'daki evim, içinde ne var ne yoksa hiç bir önem arz etmiyordu ; sadece geride bıraktığım iki oğlumun dışında herşey önemini yitirmişti.
Geldik bu güne aylar yıllar günler geçti herşey geride kaldı ve şimdi ak saçlı, üç çocuk annesi bir torun sahibi olarak ; geriye bakınca , diyebileceğim tek şey iyiki cesaret edip bir adım atmışım özgürlüğümüz için.
İnanın ki her şeyden önemlisi bu ; yani kendi ayaklarının üzerinde kalabilmek . Durum böyle olunca veremeyeceğin savaşamayacağın hiç bir mücadele yoktur.
Ve aradan beş sene geçmiş benim yazdıklarım dan blogg da her zaman yazmıyorum Şu sıralar bahar yaklaştığı için balkonda en iyi nasıl bir düzen kurabilirim düşüncesi beni kemiriyor. Dünya savaş çığlıkları atıyor artık tamamen ortada kimlerin hakimiyeti olduğu konusunda zaten saklamıyorlar da ne istersek yaparız bizim gücümüze ayak uyduramazsınız boşuna çabalamayın yani isterseniz çabalayın da diyorlar kendi açımdan gerçeği sevmesem de farkında olduğum için sorun değil artık. kendime bir düzen kurdum böyle gidiyor yada gidecek. Kendi küçük dünyamda ufak mutlu anlarla günü yaşıyorum tabii iyi ki edebiyat benim yanımda.
boşuna çabalamayın
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder